Sizin dua ikliminiz... Türkçe-Arapça binlerce dua
Dualarım

Ramazan'ı Uğurlarken

Bir Ramazan'a daha veda ettik. Kendi iç dünyam itibarıyla bunu size söylemem doğru olur mu? Riyakârlık olur mu? Allah affetsin… Benim kulluğum, gerçek kulluk ile kıyaslanınca ne derece makbuldür, bilemiyorum. Hep içimi döktüm. Başımı yere koyduğumda, sonra da Rabbime dedim ki:

"Senden çok utanıyorum Ya Rabbi… Böyle bir Ramazan geçti ama ben senin için bayıla bayıla, kendimi kaybedercesine kulluk yapamadım, hakkını veremedim. Gafletle geçti… Yattım, kalktım, ona namaz dedim. İçimi döktüm orada. Bir daha böyle bir Ramazan nasip olur mu, olmaz mı? Olsa bile namaz kılacak kadar sağlıklı olur muyuz, olamaz mıyız? Bilemiyorum… Toprağın altında mı oluruz, üstünde mi oluruz? O mevzuda verilecek karara zerre kadar itirazımız yok. 'Baş göz üstüne' deriz."

Burada durmaya, yaşayıp yaşamamaya dair karar vermek, niyet etmek bile yine O'nun takdirlerine duyduğumuz saygının bir ifadesidir. Biz gidince iyi mi olur, kötü mü olur, onu bilemediğimiz için… Hani Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) de öyle buyuruyor, bazı büyükler de şöyle diyor:

"Eğer hayatım hayırlıysa ve bir şeye yarıyorsa, sen yaşat Ya Rabbi… Yok, eğer vefatım hayırlı ise, emanetini al!"

Evet… Hep o temkin , hep o teyakkuz , hep o teslimiyet ve hep o tefviz içinde olmak lazım. İşi O'na havale etmek lazım. Dünyadaki işlerimizde bile aklımıza güvenerek karar veremediğimiz gibi, bu dünya ile ahiret arasında kalmak hususunda da kararı yine asıl karar sahibine bırakmak lazım!

Zannediyorum ki, Müslümanlık sadece dilde kalmasa, hâle ve temsile dökülse… Dünyanın dört bir yanında, bu müjde dolu hakikatler birbirini takip edecek ve insanlık size minnet duymaya başlayacaktır, Allah'ın izni ve inayetiyle!

Bu hafife alınacak bir şey değil! İnsanlığın İftihar Tablosu olan Efendimiz'in beyanına göre, bir tek insanın sizin elinizle hidayete ermesi; yığın yığın develerden de, atlardan da, koyun sürülerinden de hayırlıdır! Çünkü ona ebedi hayatı kazandırıyorsunuz!

Bunlar paha biçilecek şeyler değil… Rıdvan, paha biçilecek bir nimet değil! Her gün orada ayrı bir lezzetle, iliklerinize kadar zevk duymak, paha biçilecek bir şey değil!

Bu açıdan meseleye bakarken, işte bu zaviyeden bakmak lazım. Şu anda da sizleri dinleyenler itibarıyla, bu mevzuda size söylenecek sözlerin söylenmesi için kapı aralanmış gibi hissediyorum. Belki kale kapıları gibi açılmış da dense olur ama yine de temkinli konuşuyorum .

Bu mesele böyle değerlendirilirse, dünyanın en necip topluluğu haline gelirsiniz!

Belli bir dönemde sizi değişik yerlerde istihdam edenler "Gidin, dünyanın şurasında şunu yapın, burasında bunu yapın." dedi. Ülkede kalanlar da onlara destek olmak için; himmetleriyle, beyanlarıyla, kalemleriyle, imkânlarıyla, dünyevi durumlarıyla omuz verdiler . Böylece herkes bir yönüyle amali uhreviyeye iştirakte bulundu.

Amali uhreviye disiplinine bağlı olarak bugüne kadar yapılması gerekenler yapıldı . Demek ki şimdi farklı bir fasla geçmek icap ediyor!

İnsan ebceti, sübhanekeyi öğrendikten sonra orada durmaz ki… Şimdi sıra Fatiha'ya gelir. Fatiha'yı da okuduktan sonra Muavvizeteyn 'e mi geçer, yoksa Bakara Suresi'ne mi başlar?

İşte, şimdi bu safhaya çıkıldı … Öyle diyorum ama yine temkinli ! Sübhaneke'yi öğrendik. Elhamdülillah'ı heceledik.

Hecelemeyi öğretti bize… Şimdi bunu tüm insanlığa okuma sırası gelmiştir, Allah'ın izni ve inayetiyle...

Bu Ramazan hürmetine…

Cenâb-ı Hak, her zaman o duyguyla bayılasıya yaşadığımızı söylemek mübalağa olur. Fakat, ara sıra da olsa içimizi yakan bir mesele olduğu için, inşallah yer yer gaye-i hayalimiz, mefkûremiz olmuştur.

Cenâb-ı Hak, o gaye-i hayali gerçekleştirmeye muvaffak eylesin!

İnşallah… İnşallah Teâlâ…

Mevlâ bizi af ede

Bayrâm o bayrâm olur.

Cürm ü hatâlar gide

Bayrâm o bayrâm olur.

İslam yeniden doğa

Bayram, o bayram olur.
Işık zulmeti boğa

Bayram, o bayram olur.
Cümle mazlum ve mağdur hür ola

Bayram, o bayram olur.

Güldür Allah'ım!
Soğuk hücre duvarlarına bakarak, eşinin ve evladının bayramını Medrese-i Yusufiye'de gıyaben kutlayan mübarek abla ve abilerimizin yüzünü.

Güldür Allah'ım!
Bayram sabahı, evinde eşinin, anne veya babasının boş kalan yerine bakarak bayramını kutlayanı.

Güldür Allah'ım!
Efendimiz Aleyhisselam gibi, her çocuğun “Anne, baba” dediği yerde, yanında anne babası olmayan, yüreği burkulan yavrucağı.

 

اَللّٰهُمَّ بَاعِدْ بَيْنِي وَبَيْنَ خَطَايَاىَ كَمَا بَاعَدْتَ بَيْنَ المَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنَ الْخَيْرِ كُلِّهِ , عَاجِلِهِ وَآجِلِهِ , مَا عَلِمْنَا مِنْهُ وَمَا لَمْ أَعْلَمْ , وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ الشَّرِّ كُلِّهِ , عَاجِلِهِ وَآجِلِهِ , مَا عَلِمْنَا مِنْهُ وَمَا لَمْ أَعْلَمْ

Allahım, benimle günahlarımın arasını, doğu ile batının arasını ayırdığın gibi ayır. Allah'ım! Senden dünyada ve âhirette vereceğin, bildiğimiz ve bilmediğimiz bütün hayırları istiyoruz. Dünya ve âhirette bildiğimiz ve bilmediğimiz bütün şerlerden sana sığınıyoruz.

 

اَللّٰهُمَّ ارْحَمْ أَمَّةَ مُحَمَّدٍ

Allahım ümmet-i Muhammed (sallallahu aleyhi vesellem) e, rahmet eyle.

اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ أُمَّةَ مُحَمَّدٍ

Allahım ümmet-i Muhammed (sallallahu aleyhi vesellem) e, mağfiret eyle.

اَللّٰهُمَّ أَصْلِحْ أُمَّةَ مُحَمَّدٍ

Allahım ümmet-i Muhammedi (sallallahu aleyhi vesellem), islah eyle.

Amin!

Ey kalbi kırılmışların Sahibi!
Onların inkisarlarını telafi et, kırıklarını sar, yaralarını iyileştir!
Bizim de kırık dökük yanlarımızı düzelt, eksiklerimizi tamamla, bizi derleyip toparla, ya Rabbi!

Amin!

Yeryüzündeki bütün masumları,
İki yüzlü tiranların zulmünden kurtar Allah'ım!

Amin!

Ruhlarımıza, zatına sığınma ihtiyacını tam duyur!
Gönüllerimizi, yakarış hissiyle coştur!

Amin!

Solgun ve tadı tuzu kalmamış dualarımızı hususi teveccühlerinle reklendirerek onları kabul ufkuna ulaşyır.!
Bütün kardeşlerimizi ve yetiştirdikleri rengârenk çiçekleri sana emanet ediyoruz.
Sen onları şerirlerden ve her türlü şerden muhafaza buyur!

Amin!

Hepimizi, ötede Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimizin Livaü'l-Hamd sancağı altında bir araya getir!

Amin!

Dergâh-ı zât-ı ulûhiyyette, dualarımızın her birini bin eyle ya Rabbi!

Kapının kullarını;
İlimde kibir ve gururdan,
İbadette riya ve gafletten,
Duygularımıza renk attıran ülfetten koru!

Senin yolunda yürüyor gibi görünüp senden uzaklaşmaktan,
Kurbet atmosferinde iç içe firkat yaşamaktan,
Hep rızadan söz edip gazab arkasında koşmak ne acı, sen bizi kazanç yolu sanılan bu tür gaybet vadelerin de ömür tüketmekten koru !

Amin!

Hepimizi istikamet üzere yaşat!
Ve hayatımızı İ'lâ-yı Kelimetullah yolunda değerlendirmeye muvaffak eyle!

Amin! Amin! Amin!

M. Fethullah Gülen

Konuşma Metninin Yorumu

Bu metin, Ramazan ayının bitişine dair derin bir iç muhasebe, kulluk bilinci, tevazu, teslimiyet ve ümmet bilinci ekseninde yazılmış etkileyici bir duadır. İçerisinde bireysel bir pişmanlık ve mahcubiyetin yanı sıra, ümmetin hali üzerine duyulan büyük bir endişe ve samimi bir yakarış barındırmaktadır.

Metnin Ana Temaları:

1. İç Hesaplaşma ve Kulluk Bilinci:

Metnin başında yazar, kendi kulluğunu sorgulamakta ve Allah'a layıkıyla ibadet edemediğini düşünerek mahcubiyet içinde olduğunu dile getirmektedir. Bu, bir Müslümanın ihlasını muhafaza etme çabasının, riyadan kaçınma hassasiyetinin bir göstergesidir.

2. Takdir-i İlahiye Teslimiyet:

Hayat ve ölüm karşısında alınacak tavır, "Eğer hayatım hayırlıysa yaşat, değilse emanetini al" düşüncesiyle açıklanmıştır. Burada, insanın kendisini Allah'ın hükmüne bırakması ve her halükârda O'ndan geleni razı bir şekilde kabul etmesi vurgulanmaktadır.

3. Ümmet Bilinci ve Tebliğ Sorumluluğu:

Metin, İslam'ın yaşanması ve temsil edilmesi gerektiğine vurgu yaparak, bu bilinçle hareket eden insanların insanlığa ışık olacağına işaret ediyor. “Bir insanın hidayetine vesile olmanın, yığın yığın develerden daha hayırlı olması” hadisine gönderme yaparak, İslam'ı yaşamanın ve yaşatmanın paha biçilemez bir değer olduğu anlatılıyor.

4. İnsanlık ve Zulüm Karşısında Hassasiyet:

Zulüm gören, mazlum durumda olan, zindanlarda haksız yere tutulan, sevdiklerinden ayrı kalan Müslümanlar için yapılan dualar, metnin sosyal ve insani yönünü güçlendirmektedir. Burada, ümmetin içinde bulunduğu sıkıntılara karşı duyulan derin üzüntü ve bu durumdan kurtuluş için yapılan dualar öne çıkmaktadır.

5. Kapsamlı Bir Dua:

Metnin ikinci yarısı, ümmetin bağışlanması, zulümden kurtulması, kalplerin ihlasla dolması, duaların kabul olması, ilimde kibirden ve ibadette riyadan korunma gibi konulara odaklanan kapsamlı bir dua niteliğindedir.

6. Bayramın Hakiki Anlamı:

Bayramın, sadece geleneksel bir kutlama olmadığı; gerçek bayramın İslam'ın dirilişi, mazlumların kurtuluşu ve insanların özgürlüğüyle mümkün olacağı düşüncesi işlenmektedir.

Genel Değerlendirme:

Bu metin, samimi bir yakarış, iç hesaplaşma ve toplumsal duyarlılığı bir araya getiren güçlü bir manevi metindir. Ramazan sonrası, bir Müslümanın içine düşebileceği pişmanlık hissini yansıtırken, aynı zamanda ümmetin hali üzerine bir tefekkür sunmaktadır. İçeriğindeki dualar ve yakarışlar, bireysel ibadetin toplumsal bir sorumlulukla nasıl harmanlanması gerektiğini göstermektedir.

Bu metni anlamak ve içselleştirmek, sadece bir duygu yoğunluğu yaşamak değil, aynı zamanda bu duyguların eyleme dönüştürülmesi gerektiğini de idrak etmektir.

Konuşma Metninin İngilizce Tercümesi

We have bid farewell to another Ramadan. Is it appropriate for me to tell you this in terms of my inner world? Would it be hypocrisy? May Allah forgive me… I do not know how acceptable my servitude is when compared to true servitude. I have always poured out my heart. When I prostrated and then said to my Lord:

"I feel so ashamed before You, O my Lord… Another Ramadan has passed, but I could not serve You with overwhelming love, losing myself in worship, giving it its due. It passed in heedlessness… I performed my prayers and called it worship. I poured out my heart there. Will I have the chance to witness another Ramadan? If I do, will I still be healthy enough to pray? I do not know… Will I be above the ground or beneath it? Whatever decision is made in that regard, we have no objections. We would say, 'We accept it with our whole being.'"

Even deciding or intending whether to stay or leave this world is an expression of our respect for His decrees. Since we do not know whether our presence here would be beneficial or not… As the Prophet (peace and blessings be upon him) and some great figures have said:

"If my life is beneficial and serves a purpose, then let me live, O my Lord… But if my death is more beneficial, then take back Your trust!"

Yes… Always caution, always vigilance, always submission, and always entrustment to Him. One must leave matters to Him. Just as we cannot rely solely on our intellect in worldly affairs, we must also leave the decision regarding the transition between this world and the Hereafter to the true Decision-Maker!

I believe that if Islam were not merely confined to words but translated into actions and representation… The good tidings of this truth would spread across the world, and humanity would begin to feel grateful to you, by Allah's permission and grace!

This is not something to be taken lightly! According to the statement of the Pride of Humanity, the Prophet (peace and blessings be upon him), guiding even a single person to the truth through your hands is better than possessing great wealth, herds of camels, horses, or flocks of sheep! Because you are granting them eternal life!

These are things beyond valuation… Divine Pleasure is an invaluable blessing! To experience different delights there every day, to feel joy down to your very core, is beyond price!

One must view matters from this perspective. Right now, as I sense that the doors have been opened for these words to be spoken to you, it feels as if the gates of a fortress have been unlocked. But still, I speak with caution.

If this matter is evaluated in this way, you will become the most noble community in the world!

At a certain time, those who employed you in various places said, "Go here and do this, go there and do that." Those who remained in the homeland supported them with their resources, words, writings, means, and worldly contributions, thus taking part in good deeds of the Hereafter.

In alignment with the discipline of righteous deeds, what needed to be done until now has been accomplished. Now, it seems, a new phase must begin!

A person who learns the Arabic alphabet does not stop there… Next comes learning Al-Fatiha. After mastering it, does one proceed to the Mu'awwidhatayn, or begin with Surah Al-Baqarah?

Now we have reached this stage… That is what I say, yet still with caution! We have learned the opening supplication (Subhanaka). We have spelled out Alhamdulillah.

It has been taught to us… Now it is time to teach it to all of humanity, by Allah's permission and grace.

For the sake of this Ramadan…

May Allah grant that we always live with this feeling. It would be an exaggeration to say that we live with it at all times, but at least, if it has occasionally burned within us, may it become our ultimate goal and ideal.

May Allah grant us the success to realize that ultimate goal!

InshaAllah… InshaAllah Ta'ala…

When our Lord forgives us,

That is the true Eid!

When our sins and faults are erased,

That is the true Eid!

When Islam is reborn,

That is the true Eid!

When light overcomes darkness,

That is the true Eid!

When all the oppressed and wronged are freed,

That is the true Eid!

O Allah, make them smile!


Make our blessed brothers and sisters, who look at the cold prison walls and celebrate Eid with their families in absentia in the "Madrasa of Yusuf" (prison), smile!

Make those who, on Eid morning, look at the empty seat of their spouse, mother, or father at home, smile!
Make the little child smile, who, when every other child says "Mom, Dad," has no one beside them and whose heart aches!

اللَّهُمَّ بَاعِدْ بَيْنِي وَبَيْنَ خَطَايَاىَ كَمَا بَاعَدْتَ بَيْنَ المَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنَ الْخَيْرِ كُلِّهِ , عَاجِلِهِ وَآجِلِهِ , مَا عَلِمْنَا مِنْهُ وَمَا لَمْ أَعْلَمْ , وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ الشَّرِّ كُلِّهِ , عَاجِلِهِ وَآجِلِهِ , مَا عَلِمْنَا مِنْهُ وَمَا لَمْ أَعْلَمْ

O Allah, separate me from my sins as You have separated the East from the West. O Allah! We ask You for all the good in this world and the Hereafter, both that which we know and that which we do not know, and we seek refuge in You from all evil in this world and the Hereafter, both that which we know and that which we do not know.

اللَّهُمَّ ارْحَمْ أَمَّةَ مُحَمَّدٍ

O Allah, have mercy on the Ummah of Muhammad (peace and blessings be upon him).

اللَّهُمَّ اغْفِرْ أُمَّةَ مُحَمَّدٍ

O Allah, forgive the Ummah of Muhammad (peace and blessings be upon him).

اللَّهُمَّ أَصْلِحْ أُمَّةَ مُحَمَّدٍ

O Allah, reform the Ummah of Muhammad (peace and blessings be upon him).

Ameen!

O Owner of Broken Hearts!

Heal their sorrows, mend their wounds, and cure their pains!

Correct our own broken and scattered parts, complete our deficiencies, and gather us together, O Lord!
Ameen!

O Allah! Free all the innocent people from the oppression of two-faced tyrants!

Ameen!

Instill in our souls the deep need to seek refuge in You!

Fill our hearts with the fervor of supplication!

Ameen!

O Allah! Protect all our brothers and sisters and the colorful flowers they nurture from all kinds of harm!
Ameen!

May we all be gathered under the Banner of Praise of the Messenger of Allah (peace and blessings be upon him) in the Hereafter!

Ameen!

O Lord, make our prayers a thousandfold!

Ameen! Ameen! Ameen!

M. Fethullah Gülen

Yorumlar

Yorumlarınızı Bekliyorum ( Waiting for your comments )