Yemek Duaları - 02
ثُمَّ لَتُسْأَلُنَّ يَوْمَئِذٍ عَنِ النَّعِيمِ
Sonra o gün nimetlerden hesaba çekileceksiniz.
Naîm, kendisiyle lezzet alınan her türlü nimeti kapsar. Hayat, sağlık, sıhhat ve âfiyet ve hatta içilen bir yudum tatlı, soğuk su da bunda dahildir.
Bu cümledeki sümme (sonra) kelimesi, cehenneme koyduktan sonra sorgulayacak anlamında değildir. Asıl anlamı, “sonra bu haberi de size vermekteyiz ki, size bu nimet hakkında soru sorulacaktır.” şeklindedir. Bu sorunun ilahî adalet kurulduğunda sorulacağı anlaşılmaktadır.
Resûl-i Ekrem (sav) hazretleri, rivayet olunduğu üzere ashabıyla bir hurma yiyip, üzerine su içtiklerinde اَلْحَمْدُ للهِ الَّذِي أَطْعَمَنَا وَ سَقَانَا وَ جَعَلَنَا مِنَ الْمُسْلِمِينَ “Bizi doyuran, suya kandıran ve müslümanlar olarak yaratan Allah’a hamdolsun” diye hamdederek buna işaret buyurmuştur.
Tefsirciler bu sûrenin sonundaki bu hitabın gerek kâfir, gerek mümin, gerek fâsık, gerek sâlih bütün insanlara ait bir hitap, naîm’in de her nimeti içeren nimetler cinsi olduğunu söylemişlerdir. Ve şüphe yok ki, nimet ne kadar çok olursa, sorumluluğu da o oranda büyük ve ağır olur.
اَلْحَمْدُ للهِ الَّذِي أَطْعَمَنَا وَ سَقَانَا وَ جَعَلَنَا مِنَ الْمُسْلِمِينَ
Elhamdilillehillezi et'amenâ ve segânâ ve cea'lenâ minel müslimin.
Bizi doyuran, suya kandıran ve müslümanlar olarak yaratan Allah’a hamdolsun” diye hamdederek buna işaret buyurmuştur.
Praise be to God who has given us food and drink and made us Muslims.